Hadsiz Çıkışların Bağnaz Körlerine Bakan Gözlerime

Günümüz içerik üretimi alanlarında fabrikaların da yer aldığı toprakların altını üstüne getiren bize verilen bir bizlik hâl. Hatta tam bizlik hal. Abartmadan alarmları titretmeden geçtiğimiz içinden. Aman altını üstünü getirirken çıtımız çıkmasın fikirlerine duyulan hadsiz çaba. Müthiş sanat diyemiyoruz ama hiçmiş gibi davranmadan da geçemiyoruz. Bir şekilde başarıyor yine hiççi hiçsizliğini hiçsiz belirtisiz isim tamlamalarından doğan çoğul kelimelerin topladığı genel yöntemlerden bazılarının bir kaçından içeri de içeri. Ee de cümle ne?

Kendine yaşlı damgası vuruyor olmanın nedenidir sana yaş vurgusu yapman diyor
adamın biri ama dinlemiyorduk tabisi bize de nesi.

Haftalık milli coğrafya ekimizi dijital kumbaralarınızdan istemeyi unutmayın.

Digital kelimesinin karşılığını arayan anlamlara neden ingilizce diye sorduk neden fransızca olsun ki dediler. Neden olmasınlara eklenen yeni yeni vagonlar ve icat edildikleri tarihler. Bir anda desteklenmeye başlayan yaratımın ürettiği imkanlar. 2000 yıldır sadece vagon vagon izlerin, kendini pıh pıhladığı amaaan neyse ne’lerden, bir tutam daha eklediğimiz insanlıklarımız ve tabi ki yine hadsiz yaşamlarımız. Kafanızın kaldırmadığı ve hiç de kişisel olmayacak türde saçmalıkları gevşetmediğimiz patilerimizden çıkardığımız keskin bıçaklar
misallerine dönüşmelerini hiç ama hiç istemedik. İstedik sansan da sen.

Kendimin en güzel versiyonunu ararken yolda kendime denk geldim. Bana kötü davrandım. Suçsuz ve günahsız kaçımız kadar kaçamadığımız günlere yeni yeni perdeler gelirken gizemli ama enteresan çizgisini de korumayı başardığımız bir ürünün içinde ve dışında ya da sadece kafamı rahat bırakamıyorum neden? diye sorup karşılığını o anda bulamadığımız şeylerin hiçsizleşmesine mi inanıyoruz.

Kafalarımızın dışındaki hiç kimsenin sana inanmıyor olması kadar doğal olan o hiçlik duygusu ve altındaki arayış. Saçmalık diyerek çıkılan küstahlıklara gelemeyen hiçsizliğe inanmak kadar doğalının da hiç bir yerde olmadığını her şeyin ayrı yazılıp hiçbir’in belirtisiz sıfat olmasına da ayrıca şaşırıp bırakıyoruz.

Tamam şimdi kısa cümleler kuruyoruz. Kura kura anlatalım. Kısa, neden kısa?

Sabah sen olarak uyandım ben, kahvaltımı yapıp evden çıktığımda karşılaştığım herkes bendendi. Ama olsundu. İki çocuk önümde yürürken biri diğerine şunu söyledi: Ben bir şeyler biliyorum ama söylemiyorum.

Öbürünün dediğine inanmadan diğerine geçince görüleceklerdi en büyükler. Dertsiz ve sırsızlar. Kafanızda neler var. Ahh iki çocuk annesi olan kadın sana ne demeli. Hiç mi düşünmezsin yoksa olasılıklarını yoklarken kafanda. Saçmalık bunlar inanmayın. İçeriği yalan kalanı doğru dünya.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here