Önce başlığı yaratır sonra mı içini doldururdun yoksa konuşurken_ki gibi yalnızca kendini mi ifade ederdin?

Böyle sorulu başlıklara duyduğumuzu sandığımız bazı bir takım kimi hallerden ötürü kimsesizliklerimize
bi’ çare falan oluyor, ağlıyor, anlıyoruz. Anlam oymuşcasına soruyor o da bize, mesela diyor ki :
“Ne zaman biter fırtına? Deniz durulunca mı, sen limana varınca mı?”
Sen limana varınca daha dönmez misin geriye? denizin oradaya… öyle de nasıl olur diye sorduruyor insanı kendi kendisine? Sonrası karaya evrilmiş amip hayatı. Nasıl bi’ daha dönmezsin ki oradan geldiğin halde tam oraya.

Bilemiyoruz böyle şeyleri değerli okuyan, okumayan, ilgilenen, ilgisizleşen ve çok tekrar ettiren kendini, en çok da böyle şeyler yaparken bulduran her bir bildiğini…

İnanmadıklarımıza inandırdırığımız kendiliklerimiz ve sahip olduğumuzun hayalini kurduğumuz kişiliklerimiz arasında uzanan düzlemsel bağa… Bak bi bağa bak…

Leave a Reply