Vurulmak istemeyen uçurtmalara duyulan sonsuzlaştırılmış özlemin de verdiği gazla başta Türkiye olmak üzere Dünya’da pek çok ödülle anılan “Uçurtma” kısa filmini ene ne amatörlüklerimizden kopup da sizler için paylaştık, izleyip öğrenelim…

kısa film uçurtma Serdar Altun yönetmenliğinde çekilen ve dünyadan dünyanın ödülünü kaptı koyacak yeri kalmadı diye büyük ağlayanlardan.

İki tane bebe diyebileceğimiz bacak kadar çocuğun, yollarda olma arzusunu tetikleyen bisiklet sevdaları ve sınır köyünde geçen hikayelerinde, savaşı ve yokluğu dışsallaştıran ve bir o kadar da içimizden geçiren kısa film Uçurtma.

Başlangıçta herkes vardı sonra tel örgüler asıldı. Uçurtmalar takıldı, özgür alanın yüksekliği azaldı. Ailelerin endişeli, çocukların uyku uyuyamadığı günlerin kapıdan eksik kalması arzulandı.

Durumlarını çocuk oldukları için çocuk kafalarıyla çözmenin mucitliğine küçük yaşta erişmiş akıllı çocukların savaşı durdurabilmek için yaptıkları muazzam planlarını izledik. Köydeki tüm çocukları bir fikrin etrafına toplayan 2 küçük çocuğun tutkulu kafalarını ve dünyamıza katmak istedikleri barışçıl isteklerini gözümüzün önünden hiç ayırmadık.

“Hadi uçurtmaları uçuralım, uçaklar gelmeden!”

İzlerken duygusallaşabileceğiniz, duygulardan bir kupleyi “keşke uçurtmalar daha yükseklere uçsa” fikrine bağlayıp salacağınızı zannettiğimiz, çocukluk dolu bir o kadar da yaşanmış bir hayal hikayesinden daha hep birlikteyiz.

Düşünüp düşümüzden ayrı kaldığımız, uğrumuza harcanan gözyaşları ve zalim şeyler

İnsanın insanlığından taviz vermeden ortaya koyduğu akıllıca bir hamleydi bizi kotaran ve kurtaran ve insan yerine koyan. Gerçek olan ve olamayana ayrıcalık tanıyan. Eyy sen sen misin bu gelen? Düşüne düşüne çıkamadığımız işlerin içinden çıkan tavşanın sihrini hep şapkada sanmıştık. Hiç göremediğimiz perdelerin arkasını hep bi’ gözden kaçırmışlıklarımızdan da kopamamış hallerdeyiz. Teşekkürler Türkiye.

Kızı adaya götürüp kayalıklarda içiren fakir piçlerin hakkı sandığı zenginliklerinin bir yalan olması ibaresiyle gerçekleştiriliyor olacağının vurgusu ile beni deniyor olman arasındaki farkı iki taraflı geçirebilirim hizmetinize ama işte efor bölü zaman eşittir paraya dönüşüyordu.

Seni bilmeme gerek yoksa seni bilmek için hiç bir sebebim de yoktu dimi? Haddi miydi şimdi efendim aman. Tadımız kaçmasın, adımız çıkmasın. Gözümüzün içine bakıla bakıla edilen hakaretlere karşı sesimiz elimize yapışan kumandanın pili kadar dayansın. Sonrası yok. Salya sümük ağladığın bir andayken kendini sevdiğin bir yıldıza dönüştürmeyeceğinin fikrine nasıl ulaştın. Fikren fikrin fikrine mütabık kalamasam da seni aramamı engelleyemez hiçbirşeyasla.

Ama dönüp yeniden hey Uçurtma, senin hikayenin gerçekliğine inanıyorum tıpkı diğerine inandığım kadar yersizliğinde yersizlik dolu bi’şeyler daha efendim. İnsansız uçak yapmışlar içine koyacak adam bulamamışlar. Nedense kadın yok? Çünkü kadının pratiği savaş uçağı kullanmak istemezmiş. O çok hırsız insanlar içinmiş. Hırslıyla hırsız arasındaki fark kadar yakındık birbirimize de ayrılıklarımız var zannediyorduk içimizde. Olurda cıvımadan dayı oğluna teyze kızına laf atmadan salondan geçemeyen, yere serili pikenin üzerinde çay, bisküvi ile insanların çitledikleri çekirdek kabuklarının boku kadar düşmüş suratlarının arkalarında birer portakal kabuğunu içe iç götürüyorduk. Cümlenin devrikliğiyle, artık kendi kendimize ne izlediğimizle kalacaktık gayrisi mümkün saatlerde.

İşte öyle kısa film uçurtma çohgzel sen de gelsene.

TEILEN
Önceki İçerikSus – Kısa Film (Kurmaca)
Sonraki İçerikBakış Açısı Kısa Film İzle
kısa film ve kisa film izlemek ile izlemekten zevk almak ve anlamak. animasyon kafalarla insanı izlemek, söylemek, bilmek ve istemek. video klip tadını almak için takıp yürüdüğümüz kulaklıklar da içinizde içimizden. kısa film animasyon gururla pırtlar.

Bir Cevap Yazın