Görmeden almam diyenler için Mark Osborne’dan gelen kısa filmimiz, sürekli yeni baştan tasarladığımız bir ışık bir gölge olarak kafalarımıza gidip gidip geliyor.

Çünkü olamaz dediğimiz tüm güzel şeylerin ortasındayız.

Sakar olabiliriz, kazasız belasız olmaz ama olmamasını tercih ediyoruz diyebiliyoruz. Artık kardeşlik yapmayacağım sana diyen herkesin yüzünde gördüğümüz o çaresiz gülümsenin geldiği Fight Club ifadeler varlığını sürdürmeye devam ediyordu.

Çıplak gözlerimizin gördüğü renklilik neden daha renkli değilsin diyerek bağlandığımız tüm bağlantıların ve bağlantıların rekabetlerinin iç dünyamıza tuttuğu renklilik kadar basittik. Çaresizdik. Üzgün müydük? Üzgün de olabilirdik, kime nesiydi ki en nihayetin bi sonrasında?

Borç olarak almadığımız şeylerdi renklilik ama alacağımız varmış gibiydik, birbirimizden bir diğerimize. Hisselerin yükseldiği gri’nin yaşam alanında kendini koruduğu bu güzel dünyaların devamlılığı için gerekli uyuşturulmuş görüntüleri bir araç bir amaç edinmenin dayanılmaz hafifliği, biliyoruz sensin gelen. Keşke bize böyle gelmesen de bankadan çektiğimiz fazla paralar ile yemyeşil dünyalarımızda ne yapacağımız hakkında bir fikrimizin olmadığı gerçeğini gizlemesen.

Sevip de tekrar izlemek isteyenler için “More” kısa film bizlerde.