İnternetten bulunan fotoğrafların arkasında gizlenen hatıralarda, muhabbete girmeye çalışırken göt olmuş hisseden ben, sen, o
ve biz olan onlar adına diyorduk ki :

Geçmiş zamanla imzalanmasına istinaden kabülü daha kolay sağlayan, o zaten öyleydi ile o hep böyledirin  arasındaki anlamsal fark, birbirinden ayrışık bireyler, ikişer üçere düşkünlükten şifrelenen beşli rakamsal hadiseler falan. Uzaydan gelen bir varlık ile iletişime geçen ya da geçmek ister misin diye düşünmeden soran.

Gizli kapaklıyım olm ben senin kadar. Var mıydı itirazın? Abi niye hep aynı şeyleri söylüyorsun? Çünkü anlatacak yeni bişey olmuyor :\ hep evdeyim bro ya çıkmıyom ki dışarı, insan mı görüyoruz ki nasıl kafalardayız bilelim.

Ah ah nerde o eski kafalar?

En eski zamanların kafalarından gelen geçen sorularımız ile büyüyorum olm işte ne karışıyorsunuz bana diye soran? Bilmiyorum olm biliyorum aslında da işte gerçeği ifade etmek diğerlerinin gerçekliklerine çarpacağı için bilemem de bilemem. Nasıl bilinir hiç bir fikrim yok? Daha iyisini yapabilmek için bana ihtiyaç duyan sistem, ihtiyacına cevap aldığında benimle ne yapacaktı? Belki de karışmaz sana bana bırakırdı. E o zaman ne dimi? Dahasını bulsak bileceğiz de işte bize ne abi. Kim bilir ne kafalar yaşayan bir başka varlık daha. Allah yaratmış sahip çıkıcaz, sorumluluğumuz var birbirimize o kadar. ne kadar? şu kadar işte, bak.

Elimle gösterdiğim yere bakarken mi daha dahasın bakamayışlı mı?

Anlaşılmaz zannedip arkasına sığındığımız kürkler ve içine sığmalara doyamayan kadınların dünyasından merhaba. Biz bi’ kadın çizecektik de onun gibi, bırakıp gitmeyecek…

Ama gitti… Zaten hep gidiyor ki. Ben hiç gitmeyenini görmedim.

Leave a Reply