Herkes senin dünyanın eziği çünkü dimi?

Bak Berker bu çok oluyor dedi çocuk mervelerdeki ciddiye. Ciddiye diye isim mi olur önce kendi eziğine bak sen dedi bir diğerine. Çıkış yaparken kullandığı ciddiyetli ifadelerin cildinde yarattığı ciddi konulardan bir ağıt gibi kafasını salladı. KAFA büyük harflerle yazılınca daha çok kafa olmuyordu. Kafa bu kafa dediğinde her iki tarafta savunabileceği
için doğru anlıyordu. Büyük olaylara eklenen küçüklükler. Bi gelsenize size bi’şey dicem.

Kendi türümün ilahi ebediyeti kadar vardığım tatlı sonuçlar sizi bizdenmişçesinize çok sevmiş öyle dedi. Hiç olmayacak kadar anlattı. Hiç sanmadığınız kadar hissettirdi. Biz kimiz biliyor muyduk? Tarihin ortanca çocukları falan. Kendinden doğan şizofren. Sen hala orada
mısın amk ya?

Dövüş kulübümüze katılmak ister misiniz adlı panellerde insanları izledik. Yeterince izlersek ikna olabileceğimizin hissi içindeydik. Kimdik kime katıldık? Kime kimlere kaldık allahım. küçük harfin kesmediği işaretlere büyük büyük yazmak neyi değiştirecekti? Amip insanı ilk fark ettiğinde onu nasıl isimlendirdi acaba daha derin içinde melun bir soru.

Sorumuza getirdiğimiz açıklıklara heyecanlı kaptırışlara derken geldik o malum olaya:
Bir olay anlatıyordu geç kalan çocuk erkenci kıza. Ne var diye bakıyordu kız çocuğa? E şimdi ne olacaktı? Bir hikaye anlatamayacak kadar ezik olduğunu zannetmiyorum Nesrin dedim. Vallahi bi bırak bak görürsün. İlle de sevmek için 101 sebep diye gelme bana. Nesrin’in yüzü bozuk kapı gibi öttü kulaklarımda.

Cırtlaktan çıkacak bir sesin gırtlak gırtlağa geldiğimiz hatıralarda oluşuna ne kadar ihtimal verdik. Hiç bilemedik ve bunu anlamadık dimi? Anlamaksa istemedikler.

Artık sonumuzun ayrı yazıldığına karar verdik ve bir daha hiç son demeden hep izledik.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here